Yazarlar
Engin Koban
Mutluyum, Mutlusun, Mutlu | Mutluyum, Mutlusun, Mutlu |
|
|
| Pazar, 02 Aralık 2007 | |
|
Mutluluk. Yaşamımıza dair her şey için ulaşmaya çalıştığımız en son nokta. Hep sormaz mıyız; “Nelerden mutlu oluruz, bizi en çok ne mutlu eder? Hangi durumlar ve olaylar karşısında mutsuz oluruz?” diye. Cevaplardan bir tanesi hazırdır; İnsanların nankörlüğü beni üzer, mutsuz olurum Büyüklerimiz ne der? · İnsanoğlu çiğ süt emmiştir, nankördür Doktorlar da şunu söyler; · Bebeklerinizin sağlıklı büyümesi için bol bol anne sütü verin. Sağlıklı gelişim için en yararlı gıda anne sütüdür. Eh o zaman nankörlüğün ister mecazi ister bilimsel açıdan olsun çiğ sütle ilgisi yoktur. Cevaplardan bir diğeri; · İyilik yapmak, insanlara destek olmak beni mutlu eder O zamanda şu söz karşımıza çıkar; · Merhametten maraz doğar Uzmanlar ise önerir; · Güçsüze, düşküne, zayıfa yardım etmek insan ruhunu rahatlatır. Şundan emin olabiliriz ki yardım etmenin verdiği haz çok büyüktür ve eğer mutluluğunuza katkı sağlamak istiyorsanız bu hazzı her zaman yaşamaya çalışmalıyız. İş dünyası da mutluluğu gündeminde tutmaktadır. Özellikle de çalışanların mutluluğu. Çünkü çalışan mutluluğu mutlu şirketler doğurmaktadır. Sonuçta şirketlerin de bana göre bir ruhu vardır. Önce çalışanlarının sonra müşterilerinin duyguları ile beslenen bir ruh. Eğer her ikisi de mutluysa deymeyin o şirketin keyfine. Anketlerde ön plana fırlayıverir; “En mutlu şirket” diye. Sizce çalışan mutluluğunu sağlamak kimin görevi? Cevap; İnsan kaynakları olabilir mi? Tabiî ki organizasyonel yapıda süreçler açısından baktığımızda İnsan Kaynakları konunun sahibi. Bu noktada çalışanlarının beklentilerini doğru analiz ederek, sorunlarına çözüm ortağı olmayı nihai hedef olarak gören ve bu yönde bir çalışma programını ele alan bir insan kaynakları yöneticisi çalışan mutluluğunu sağlamadaki yöntemleri uygulamada etkin olabilir diyebiliriz. Ama onlarında mutluluğu yakalamış olmaları önemli. Demek ki konu sadece İK ile sınırlı değil. Birçok İK yöneticisine göre tatmin olmuş bir çalışan, mutlu çalışanla eş değer tutulmaktadır. Ama asıl önemli olan olayı biraz daha ileri taşıyabilecek yönde yapılan çalışmalarla, çalışan tatminini sağlamanın ötesine geçerek, çalışan mutluluğunu yakalamayı başarabilmektir. Bugün birçok şirkette yapılan çalışan mutluluğu anketinde, maaşların düşüklüğü bir sonuç olarak ortaya çıkabilmektedir. Ama gelin görün ki yüksek maaş alan o kadar çok mutsuz çalışan var ki. Siz şimdi hem adaleti yakalayacaksınız, hem de mutluluğu. Çok zor bir iş gibi mi görünüyor? Aslında değil ve çözümü de oldukça basit. Siz yeter ki çözüme niyetli olun. Kim veya kimler mi niyetli olacak? Yukarıda da söyledim cevabı çok basit. Bir düşünün, bulursunuz. Bazen bir küçük gülümsemeyi samimi bir merhaba demeyi hiç kimseden esirgemeden etrafa olumlu ışıltı yayan bir yönetici, Bazen içinden çıkamadığı sorunlarını fısıltı halinde dile getiren arkadaşına kulak vermeye ve yardımcı olmaya çalışan bir iş arkadaşı, Bazen de gösterilen başarıya karşı küçük bir teşekkür pusulasını ulaştırmada gecikmeyen bir amirin, çalışan mutluluğunu yakalamada büyük payı olabileceği unutulmamalı.
|
| < Önceki |
|---|