Skip to content
Anasayfa arrow Haber/Duyuru arrow Sosyal güvenlikte sistem karmaşası
Sosyal güvenlikte sistem karmaşası Yazdır E-posta
Perşembe, 20 Mart 2008

Kamuoyunda tartışmalara neden olan ve Meclis gündemine gelmesi beklenen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası çalışma yaşamına önemli değişiklikler getiriyor.

Yasanın genel gerekçesinde genç olarak nitelenebilecek Türkiye nüfusunun önümüzdeki yıllarda yaşlanmasıyla birlikte gelirlerin azalması ve giderlerin artması sorunuyla karşı karşıya gelinebileceği belirtiliyor. Diğer gerekçeler yoksulluğu önlemek, sistemin açık vermesinin önüne geçmek, kayıt dışılığı önlemek, sosyal güvenlik kurumlarında norm birliğini sağlamak olarak sıralanıyor. Sosyal Güvenlik Reformu adıyla ilk aşamada SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nı tek çatı altında toplayan yasanın en önemli ayağı ise Meclis gündemindeki yasa tasarısı.

Yasanın getireceği değişikliklerden sıkça eleştiriye uğrayan bölümü emeklilik aylıkları konusunda. Tasarıya göre 25 yıl çalışanlar için brüt maaşa göre aylık bağlanma oranı yüzde 2,6 seviyesinden yüzde 2’ye indirilecek. Bu düzenlemeler çalışmaya devam edenleri de etkileyecek. Diğer yandan emekli aylıklarının güncellenmesinde ise gelişme hızının, yani refah payının yüzde 100’ü yerine, yüzde 30’u dikkate alınacak. Mevcut emekliler bundan etkilenecek.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte işe giren sigortalının emekli olması için aranan 7000 prim ödeme gün sayısı, her yıl 100 gün artırılarak 2028’de 9000’e ulaşacak. İlk defa 2028 yılında işe girecek olan bir sigortalının emekliliğinde 9000 gün prim ödeme şartı aranacak.

Kadın ve erkeklerde emeklilik yaşı 2048 tarihinden sonra 65’de eşitlenecek. Emeklilik yaşıyla ilgili düzenlemeler yasanın yürürlük tarihinden sonra işe girenleri kapsıyor.
Sağlık alanında ise tüm çalışanları etkileyecek ve eleştirilen düzenlemeler arasında, muayene ve tedaviler için 2 YTL katkı ödenmesi, yatarak tedavilerde sigortalılardan katkı payı alınması, diş protezlerinde yaş sınırı ve yüzde 50 katılım payı var.

Malullük ve ölüm aylığı hak etmek için aranan gün sayısının iki katına çıkması, dul ve yetim maaşlarına ve yardımlara ilişkin düzenlemeler, gazetecilerin de içinde bulunduğu bazı mesleklerde fiili hizmet zammının kaldırılması sendikaların ‘hak kaybı’ olarak dikkat çektiği diğer noktalar.

YENİ YASA KİMLERİ KAPSIYOR?

Yasanın emeklilik yaşı ve prim ödeme günüyle ilgili hükümleri, yasanın yürürlük tarihinden itibaren sigortalı olacakları kapsarken, emeklilik aylıkları konusundaki düzenlemeler mevcut sigortalıları da ilgilendiriyor ancak bu tarihten önce emekli olanları kapsamıyor. Hükümet “Hak kayıpları yok” derken, tasarıyı değerlendiren kesimler emeklilik ve sağlık konusunda geriye gidişin olacağını vurguluyor.

Eras Hukuk Bürosu Sahibi ve İş Hukuku Uzmanı Avukat Ertürk Eras tasarıda olumlu yönlerden bazılarını bazı mesleklerin sigorta kapsamına alınması, alt işveren-üst işveren ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi, iş kazalarının en geç 3 gün içinde bildirilmesi hükmü, hastalık ve iş kazası hallerinde sigorta kapsamının genişlemesi olarak gösteriyor. Ancak Eras emeklilik yaşındaki artışın ileriki yıllarda olumsuz etkileri olacağı kanısında:
“Türkiye’de 35 yaşından sonra işten çıkarılan birinin özellikle kadınların iş bulma şansı çok düşük. İstihdam yaratıcı yatırımlar da yapılmadığı için çalışanların emekli olma ihtimali yeni yasayla sıfıra indirgeniyor.”

Türk-İş’e bağlı Kristal-İş Sendikası’nın Araştırma Eğitim Uzmanı Aziz Çelik, “Yasanın sadece yeni işe girecek çalışanları ilgilendirdiği iddiası doğru değil. Yasanın sosyal sigorta haklarına ilişkin hükümleri halen çalışanları kademeli olarak etkilerken, sağlık hakkına ilişkin hükümleri emeklileri de eski çalışanları da ve onların hak sahiplerini de tümüyle etkileyecektir” diyor.

‘KAVRAM KARGAŞASI VAR’

Yasanın hazırlık aşamasında aktif olarak yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Vekili Tahsin Güney, kazanılmış haklarla ilgili yapılan eleştirileri sorduğumuzda bu konuda bir kavram kargaşası yaşandığını belirtiyor. Güney “Çalışmadığınız sürenin kazanılmış hakkı zaten olmaz. Böyle olmasaydı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda verilmiş herhangi bir hak ebediyen değiştirilemez hale gelirdi” diyor.

Emeklilikle yaş düzenlemesinin kayıt dışı istihdama karşı alınmış bir tedbir olduğunu söyleyen Güney, reformun çalışanları daha uzun sürelerde sistemde tutmayı amaçladığını, yeni sigortalıların bu uzun süreler üzerinden aylıklarının hesaplanacağını söylüyor.

Tahsin Güney sendikaların ‘sosyal devletin gözetilmediği’ yönündeki karşı çıkışlarına yönelik ise şunları söylüyor:
“Devletin primlere katkısı bir, iki ülke hariç AB ülkelerinde yoktur. Sosyal güvenlik için bütçeden zaten büyük oranda transfer yapılıyor. Tasarı çok detaylı ve çalışanların lehine düzenlemeler var. Örneğin 30 gün çalışan biri sağlık hizmetlerinden yararlanmaya başlıyor. Asgari ücretin üçte birinden az geliri olanların primlerini devlet ödüyor.

Herkesin de şunu bilmesi gerekiyor, bu sistem böyle devam ettiği sürece ne emekli maaşlarında doğru düzgün bir artış, ne de işgücü maliyetlerinin düşüşünde bir iyileşme beklenebilir.

Siz yüzde 30’lar civarında bir açık veriyorsanız mutlaka bunun düzelmesi gerekiyor, düzelmediği takdirde kaynak bulunamadığı için emekli maaşlarında da artış olmayacaktır. Yani tasarı geleceğe yönelik bir proje.”

‘MADDELER DEĞİL, SİSTEM TARTIŞILMALI’

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi sosyal güvenlikte bir reform yapılması konusunda birleştiklerini ancak tasarının hazırlık aşamasında sendikalardan alınan önerilerin hayata geçmediğini söylüyor. Çelebi, “Hiç kuşkusuz, 18 yaşına kadar tüm yurttaşların sağlık hizmetlerinden yararlanmaları iyidir. Ancak sorun bu çocukların 18 yaşından sonra ne olacağına ilişkin düzenlemenin eksikliğidir. Sorun 20 yaşında çalışma yaşamına atılan ve ara vermeden çalışma şansını bularak, 25 yıl sonra, 9 bin gün prim ödedikten, emeklilik hakkını elde ettikten sonra, 65 yaşına dek 20 yıl ne yapacağıdır.

Sağlık hizmetlerinden yararlanmak için, belirlenmiş prim ödeme gün sayısının 30 gün olarak belirlenmesi iyidir. Ancak, işten ayrılan bir sigortalının 10 gün sonra yararlanamayacak olmasına ne demek gerekli? Tartışılması gereken yasanın maddeleri değil, sistemdir. Özellikle sağlık alanında ortaya çıkacak sorunlar, toplumun tümünü yoksunlukta eşitleyecek niteliktedir” diye konuşuyor.

Yasanın emeklilerin durumlarını iyileştirmek, emekliliği gelecek güvencesi olarak düzenlemek, sağlık hakkını toplumun tüm kesimleri için erişilebilir kılmak gibi yapılması gereken düzenlemeleri içermediğini söyleyen Çelebi, tasarının amacının sosyal devletin dönüştürülmesi ve sosyal hakların piyasada meta haline dönüştürülmesi olduğunu savunuyor.


TASARIYA İK’CI BAKIŞI

Danone Genel Müdür Yardımcısı ve İK Direktörü Yılmaz Öztürk: “Yasada emeklilik yaşında uzun vadeli bir değişikliğe gidiliyor ancak mevcut durumla ilgili uzun vadeli bir planlama yapılmıyor. 50 yaşlarından itibaren istihdam problemi varken 65 yaş rasyonel değil.

Bu temel eleştiriler yanında 18 yaşının altında çalışanların sigortalı sayılmaları ve doğumdan sonraki 6 aylık sürede emzirme yardımı verilmesi olumlu değişiklikler. İşveren, alt işveren ve işveren vekili tanımlarının İş Yasası’yla uyumlu hale getirilmesi ve asıl işverenin sorumluluğun belirtilmesinin de, alt işverenlerin ilgili yasa ve yönetmeliklere uygun çalışmasının kontrolü açısından önemli ve etkin bir değişiklik olduğunu düşünüyorum. Son olarak dikkati çeken önemli bir değişiklik, sigortalının vefatı halinde varislerine aylık bağlanması için, prim ödeme gün sayısının 900’den 1800 güne çıkarılması. Bu değişiklik, sosyal güvenlik kurumlarının sağlıklı bir ekonomik yapıya ulaşması açısından önemli ve gerekli gibi görünüyor. Ancak ‘sosyal devlet’ anlayışının zayıfladığını da görebiliyoruz.”


AKADEMİSYENLER NE DİYOR?

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurşen Caniklioğlu: “Yasanın gerekçelerindeki sorunlar mevcut yasaların değil, uygulamanın yarattığı sorunlardır. Yasa sigortalıdan ‘daha çok prim alma, daha az aylık ödeme’ amacını taşıyor, dolayısıyla sigortalıların haklarında önemli geriye gidişler var. Prim ödeme süresinin yükselmesi, prime esas kazançlar konusundaki belirsizlikler de düşünüldüğünde yasa kayıt dışı çalışmayı teşvik edecektir.”

Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Okur: “Tek çatı ve tek yasanın temel amacı olan tasarruf ve çalışanlar arasındaki farklılıkların kaldırılması amacı sağlanabilmiş değil, tersine yeni gruplar yasaya eklenmiş. Anayasa’ya aykırılığı gidermek için yapılanlar da dahil değişikliklere rağmen gözden kaçan birçok hata bulunuyor. Metnin geri çekilip, ilgili tüm kurum ve kişilerin katılımıyla hazırlanacak bir yeni tasarıya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.”

Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Güzel: “Tasarı çalışanları korumak yerine kurumu korumayı ve iyileştirmeyi amaçlıyor. Devletin sosyal güvenlik harcamalarını ‘kara delik’ olarak görmesinin doğal sonucu da bu. Oysa, AB’ye üye ülkelerde, devletin sosyal güvenlik harcamalarına katkısı GSMH’nın yüzde 30’una yaklaşıyor. Ülkemizde bu oran yüzde 11. Mevcut sosyal güvenlik sisteminin finansman darboğazı, işsizlik ve kayıt dışı istihdamdan kaynaklanıyor. Bu sorunlara köklü çözüm getirilmeden, hangi model kabul edilirse edilsin, sosyal güvenliğin finansman sorununun çözümlenmesi de olanaklı görünmüyor.”

Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Endüstri İlişkileri Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sayım Yorgun: “Sosyal güvenlik reformlarının iki temel amacından bahsedebiliriz: Yoksulluğu önlemek ve gelir kaybını azaltmak. Bu bakış açısıyla ülkemizdeki reform değerlendirildiğinde maalesef bu iki amacı gerçekleştirme kaygısından ziyade, açıkları gidermeye yönelik bir bakış açısı egemen. Yeni kanunla sisteme katılanlardan daha çok katkı talep edilmekte, hizmetlerden ek katılım payı alınmakta, ödemeler ise azaltılıyor. Sosyal güvenliğin birey açısından hak, devlet açısından sorumluluk olduğu unutulmamalı.”

Özge Gözke
Kaynak: insankaynaklari.com
 
< Önceki   Sonraki >
 

ÜYELİK SİSTEMİ





Kurumsal ve Kişisel Gelişim Adresiniz WWW.AKTIFGELISIM.COM