Skip to content
Anasayfa arrow Yazarlar arrow İdil Türkmenoğlu arrow Emekli Olmak Ne Demek!
Emekli Olmak Ne Demek! Yazdır E-posta
Pazar, 30 Mart 2008
 

Bu ay sonunda babam emekli oluyor. Tam 43 yıllık iş yaşamından -kendi deyişiyle- ‘tezkere’ alıyor. Kırk üç yıl, yani beş yüz küsur ay. Neredeyse dokuz bin iş günü. Yarınki pazartesi gibi bir iş gününden 8 bin 999 gün daha fazla çalışmış. Söylemesi bile zor.

Sağlıklı bir biçimde 43 sene çalışarak, yerine yeni birinin yetişmesini sağlayarak, hâlâ alkışlayanları, arkasından gözyaşı dökenleri, ‘keşke kalsaydın’ diyenleri varken ‘emeklilik’ noktasına gelmek, gelebilmek ne kadar da güzel...

Türkçe sözlükte ‘belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunla sağlanan haklardan yararlanarak görevinden ayrılmak, tekaüt olmak’ diye tanımlanıyor emekli olmak. Yani bizdeki resmi tanım oldukça iş odaklı, hayatın geri kalanını göz ardı ediyor. İngilizcedeki karşılığı olan ‘to retire’ın anlamları ise daha da depresif. Emekli olmak dışında ‘gitmek’, ‘piyasadan kaldırılmak’, ‘uyumak için çekilmek’ hatta ‘bir yere kapanmak’ eylemleri için de kullanılıyor bu sözcük. Hemingway, “Emeklilik dünyanın en çirkin kelimesidir” demiş. Bir bakıma haklı ama, sadece İngilizce anlamını düşünmüş olmalı. Latincede ‘jûbilâre’,  İspanyolcadaki ‘emeklilik’ karşılığı kullanılan ‘jubilarse’nin kökeni. Diğer anlamları ise -sıkı durun- ‘neşelenmek’, ‘sevinmek’, ‘sevinç göstermek’!

YENİ BİR PARADİGMA

Kullandığımız sözcükler ve sorduğumuz sorular gelecek vizyonumuzu yansıtır, kaderimizi etkiler. “Nasılsın teyze?” sorusuna, “İyiyim demek adetten olmuş artık. Ne yapalım iyiyiz işte. Bu yaştan sonra ölümü bekliyoruz” diye cevap veren yaşlı teyze -ki onlardan buralarda çooook var- zaten yaşamıyordur, boşuna beklemesin.

Kendisiyle özel bir konuda konuşmaya gelen elemanına, kafasını masadan kaldırmadan “Şimdi çok yoğunum ama, haydi anlat hızlıca” diyen müdür de boşuna dinlemesin.
Bir kişi kendisindeki ve çevresindeki problemlerine odaklanır, kendini bu yönde sorgularsa, sürekli olarak problemler bulur. Bacakları da ağrıyordur, şekeri de vardır,  İstanbul’un trafiği çekilmezdir, her yer pahalıdır, zaten çok yorulmuştur... Ama, insan kendi varlıklarını, değerlerini, olumlu yönlerini ararsa da bunları fark eder ve ileri götürür. Emeklinin artık zamanı vardır, seyahat özgürlüğü de, az da olsa çalışmadan gelen parası, keyfini çıkaracağı ilişkileri, anlatacağı anıları, yapmak isteyip de o güne kadar yapamadıkları... Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Perez de Quellar, emekli olunca “Artık ben özgür bir adamım. Tüy kadar hafifim” demişti.

Sadece işten emekli olunur, yaşamdan değil. “Emeklilik, insanın çalıştığı yerde yaşaması yerine, yaşamda çalışmaya başlamasıdır” demiş kim olduğu bilinmeyen akıllı biri. Yaşamın bu bölümüne yeni bir bakış açısı, yeni bir düşünce formuyla yaklaşmak gerekiyor. “Geri çekilerek bir yere kapanmak” nerede, “sevinmek, keyifli şeyler yapmak” nerede... Öyle alışmış olsak da, emeklilik artık sadece yaşlılıkla ilgili bir olgu değil. Mali açıdan kendini toparlayan birçok orta yaşlı, hatta genç insan da gayri resmi olarak emekliliğe ayrılabiliyor. Oscar Wilde’a göre iş “Yapacak daha iyi şeyleri olmayan insanların kaçtığı yerdir” zaten.

EMEKLİLİKTEKİ ZENGİNLİK

Jack Nicholson’un başrolündeki Schmidt Hakkında (About Schmidt), bir adamın emekliliğinde kendisini yeniden yaşama bağlayacak bir şey araması ve kim olduğunu yeniden keşfetmesi üzerine çok enteresan bir filmdi. Schmidt’in işyerindeki veda partisinde bir iş arkadaşı şunları söyler: “İyi bir şirkette çalıştın, harika bir kariyer yaptın, güzel bir evin oldu, iyi çocuklar yetiştirdin, saygı duyulan bir insansın. Eğer kariyerinin sonunda bir adam geri dönüp bunları görüyorsa, ‘Yaptım işte’ diyebiliyorsa, şerefle emekli olabilir. Paranın veremeyeceği kadar zengindir o adam. Genç arkadaşlarım, bu çok zengin adama dikkatle bakın!”

Keşke her çalışan, bu anlamda zengin ayrılabilse: Herkese jübile, yani neşeyle, sevinçle yeni yaşamına başlamak kısmet olsa...

 
< Önceki   Sonraki >

ÜYELİK SİSTEMİ





Kurumsal ve Kişisel Gelişim Adresiniz WWW.AKTIFGELISIM.COM