Skip to content
Anasayfa arrow İnsan Kaynakları arrow İnsan Kaynakları Yönetimi
İnsan Kaynakları Yönetimi Yazdır E-posta
Salı, 27 Kasım 2007

İnsan kaynağını iyi yöneten işini de iyi yönetir. Türkiye’nin en başarılı iş adamı Vehbi Koç da “ İşin en güç yönü, insanı yönetebilmektir” derdi. Bu nedenle, insan kaynakları yönetimi bu konuda uzmanlaşmış bir departmanın değil, en üst düzeyden başlamak üzere tüm yöneticilerin en önemli görevidir.

İnsanı iyi yönetebilmek için öncelikle stratejiyle uyumlu bir organizasyon yapısı kurulmalıdır. İyi yöneticilerin önemli bir özelliği de strateji ve şartlar değiştikçe, yeni şartlara uyumlu yapılanmaları gerçekleştirebilmesidir. Örneğin, bir tasarım ofisinin organizasyonu ile tekstil üretim tesisinin organizasyonu farklılıklar gerektirir. Bu nedenle, marka geliştirmek üzere tasarıma ağırlık vermek isteyen bir şirket bu özelliklere de dikkat etmeli.

Organizasyon ancak onu oluşturan insanların kalitesiyle çalışır. Bu nedenle, önemli görevlerden birisi de nitelikli insanları kuruma çekebilmektir. Bu nedenle, insan kaynakları yönetimi sadece kurum içinin değil, aynı zamanda kurumun dışındaki kaynakları değerlendirme ve kurma çekebilme becerisini canlı tutmalı. İnsanların yetkinlikleriyle uyumlu pozisyonlarda değerlendirilmesi de onların başarı şanslarını ve gelişme motivasyonlarını etkiler.

İnsan kaynakları yönetimin önemli adımlarından birisi de ücret ve yan haklar sistemlerinin oluşturulması, adil olarak uygulanması, piyasa şartlarının ve kurumun önceliklerinin değişimleriyle uyumlu olarak güncellenmesidir. Bu konuda tutarlılığı koruyabilmek için iyi çalışan insan kaynakları yönetim sistemlerine ihtiyaç var. Bu konuda farklı kurumlarda deneyimi olanlardan faydalanılması sistemin iyi kurulmasına yardımcı olur.

İnsan kaynakları sistemleri birbiriyle uyumlu çalışması gereken dişlilere benzer. Bu ilişkinin temelinde ise yetkinlikler yer alır. Bu nedenle, hem mevcut, hem de potansiyel çalışanların yetkinliklerinin tespit edilmesi, ölçülmesi ve geliştirilmesi önemli bir insan kaynakları yönetim fonksiyonudur.

Çalışanların performanslarının yönetimi ve geliştirilmesi insan kaynakları sistemlerinin ana amacıdır. Bu nedenle performans ölçümleri, performansı geliştirecek teşvik ve motivasyon sistemlerinin kurulması, eğitim ve kariyer planlamaları da üzerinde özenle durulması gereken konulardır. Birçok diğer konuda olduğu gibi, bu konuda sadece sistemlerle değil, aynı zamanda yönetim anlayışıyla hayat bulur.

Performans hedeflerinin gerçekçi olarak belirlenmesi, şirket amaçlarının açıkça ve düzenli olarak çalışanlarla paylaşılması, ödüllerin çalışanların özelliklerine uyumlu olması, başarılı örneklerin geniş şekilde kutlanarak iyi örnek olarak kurum içinde yaygınlaştırılması ve çalışanların gelişmelerine fırsat tanınması bu anlayışın temel noktalarını oluşturur.

İnsan kaynakları yönetiminin önemli bir görevi de kurum içindeki bilgi ve deneyimin kurumsallaştırılmasını desteklemektir. Örneğin, deneyimli yöneticilerin yüksek potansiyelli gençlere koçluk yapmaları, eğitim vermeleri ve performans değerlendirmelerinin farklı seviyelerden ve bölümlerden gelen yöneticilerin oluşturduğu takımlarca yapılması kurumsallaşmayı destekler.

İnsan kaynaklarını iyi yönetebilmek için işin bütünü, stratejileri ve karlılığı getiren faktörler hakkında bilgi sahibi olmak, insanları iyi tanımak, onları yönlendirme ve motive edebilmek için iletişim becerilerine sahip olmak, sağduyulu ve adil olmak gibi özellikler önem taşıyor.

Özellikle, şirketlerin değer yaratmasında önemli rolü olan bilgi çağı çalışanlarının yönetimi derin bir bilgi gerektiriyor. Rekabet şartlarını zorlaştığı, çalışanların hareket kabiliyetinin ve gelişme motivasyonunun yüksek olduğu bir ortamda insan kaynaklarını ve onların farklılıklarını iyi yönetebilmek başarının ön şartıdır.

Dr.Yılmaz Argüden
Kaynak: www.arge.com

Daha fazla para kazanmamız hangi nedenlerden dolayı zorlaşmaktadır?
Peki değerli şirket sahibi ve yöneticiler, para kazanmak eskisi gibi kolay mıdır? Hayır değildir tabi ki. O zaman, yazının başlığında aktarıldığı gibi parayı nasıl kazanacağımıza bakmadan önce bir doktor gibi bunun nedenlerini maddeler halinde ortaya koyalım. Para kazanmak gittikçe zorlaşmaktadır. çüNKü;

  • Paranın hızlı dönmediği son birkaç yılda piyasadan alacaklarımızı kolay tahsil edemiyoruz,
  • Eskisi gibi yüksek karlarla iş yapamıyoruz (nerde o eski günler...).
  • Faydalanabileceğimiz desteklerin ne olduğunu ve onları nasıl kullanabileceğimizi   çok iyi bilmiyoruz.
  • Düşük karlardan dolayı ortaya çıkan en ufak yeni bir maliyet bizi zora sokuyor.
  • İşimize yarayan en uygun personeli bulmakta ve onu seçmekte zorlanıyoruz.
  • Eski pazarlama ve satış yöntemleriyle satış yaptığımızda bir türlü yüksek cirolara ulaşamıyoruz.
  • Eskiden olduğu gibi aynı tarzla personelimizi yönetiyoruz, ama onlardan istediğimiz verimi alamıyoruz.
  • 10-15 yıl önceki iş yapış biçimlerimizle aynı başarıları kazanamıyoruz.
  • Sürekli gelişen ve iş yapış biçimimizi etkileyen yeni yasal düzenlemelere kolay adapte olamıyoruz.
  • Değişen rekabet koşullarına kolay uyum sağlayıp etkili hamleler gerçekleştiremiyoruz.

Bu zorluklar karşısında neler yapabiliriz?
Bu zorluklar karşısında kayıtsız kalıp "ben şirketimi eskiden bu şekilde yönetiyordum hala öyle yönetebilirim", "ben kendi yağımda kavrulurum, başka birinin yönlendirmesine ihtiyacım yok", mu diyeceğiz, ya da dikkate alıp "yukarıda belirtilen zorlukları aşıp şirketimi günümüz değişimlerine göre yapılandırmalıyım" mı diyeceğiz? Eğer kayıtsız kalırsak işimiz gerçekten zor. Şirketimizin yaşamı şimdi olmasa bile yakın gelecekte geri dönülemez bir sıkıntının içine girebilir.  Ama, yukarıda maddeler halinde verilen daha fazla para kazanabilmemizi zorlaştıran bu nedenleri dikkate alıp gerekli düzenlemeleri yapabilirsek önümüz açık.

Bir bilenden destek alın!
Peki kıymetli girişimci ve yöneticiler, bu zorlukları aşıp daha fazla para kazanmak isteyip de bunu nasıl yapacağımızı bilemiyorsak veya deneyimlerimize binaen nasıl yapacağımızı bilsek bile hep kafamızda bir soru işareti varsa ne yapacağız? Cevabı basit. Başbakan’ın veya Cumhurbaşkanı’nın danışmanından bilgi desteği alma gereği duyduğu bir durumda, 1-10 çalışanlı mikro bir şirket, 15-20 çalışanlı küçük bir şirket, 50-100 çalışanlı orta boy bir şirket veya 500 çalışanlı büyük bir şirket olalım, bir bilenden bilgi ve yönlendirme desteği alacağız. Bu desteği de, ticaret ve sanayi odalarından, iş dünyasına yönelik kurulan derneklerden, üniversitelerden, profesyonel bir yöneticiden veya özel danışmanlık şirketlerinden alabiliriz.

Yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı bilgi desteğini sağlamak için özellikle son yıllarda birçok özel danışmanlık şirketi kurulmuştur. Bu şirketlerin işleri tamamen, gerek eğitim vererek, gerekse bizzat şirketimize gelip uygulamalı olarak göstererek (danışmanlık yaparak) daha fazla para kazanabilmenin yollarını bizlere göstermek ve geleceğe hazırlamaktır.

Piyasada farklı hizmetleri veren birçok danışmanlık şirketi bulunmaktadır. Bunlar yönetim danışmanlığı, eğitim danışmanlığı, kalite danışmanlığı, insan kaynakları danışmanlığı, finansal danışmanlık ve bilişim danışmanlığı şeklinde gruplandırılabilir. İçlerinden özellikle yönetim danışmanlığı yazının başlığındaki gibi daha fazla para kazanabilmenin yollarını gösterebilecek en kapsamlı danışmanlık hizmetidir. örneğin bu hizmeti almış bazı şirketler, 1-2 yılda pazar paylarını arttırabilmekte, değişimlere hızla ayak uydurabilen bir organizasyona sahip olabilmekte, üretimde israfı yok ederek en verimli şekilde çalışıp karlılığını arttırabilmekte, kurumsallaşabilmekte ve en önemlisi daha fazla para kazanmaya başlayarak yeni yatırımlar yapabilecek hale gelmektedir değerli okuyucular. Eskilerdeki gibi bol kazançlı günler dileklerimle...

NOT: Yazarın bu yazısı, 04 Haziran 2006 tarihinde Ege’nin yerel gazetesi Yeni Asır İnsan Kaynakları Gazetesinin 4. sayfasında yayınlanmıştır."

Savaş Tavşancı
örgütsel Akıl Danışmanı ve Eğitmen
www.turev.com.tr
www.tavsanci.com

 
< Önceki   Sonraki >
 

ÜYELİK SİSTEMİ





Kurumsal ve Kişisel Gelişim Adresiniz WWW.AKTIFGELISIM.COM