İş'te Psikoloji
İşiniz, Hayatınızın Neresinde? | İşiniz, Hayatınızın Neresinde? |
|
|
| Pazar, 09 Mart 2008 | |
|
Çocukken "büyüyünce ne olacaksın?" sorusuyla başlıyor iş hayatı bence. Annemiz öğretmen, babamız avukat ya da doktor olmamızı ister, ya da başka övgüyle bahsedecekleri meslekler. Ben arkeolog olmak isterdim, üniversite sınavına girdiğimde yazamadım bu bölümü..Anlamlı ya da anlamsız sebepleri çok tabi. Benim sınava girdiğim dönemlerde "mumya" filmi daha vizyonda değildi:)) Okuduğum bölümle alakalı bir iş yapmıyorum şu anda ama olmam gereken yer burası mı diye düşünüyorum ve hayır cevabını veriyorum kendime. Haftanın 5 günü sabah 09:00 da başlayıp 18:00’e (esnek çalışma saatlerimiz vardır hep) kadar çalıştığım işyerine kiralıyorum hayatımın bi kısmını. Onların kurallarına göre davranıp, belli bir ücret karşılığı kariyer yapmak için burda bu saatleri geçiriyorum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum herkes gibi.. Ama asla hırslı biri olmadığımdan normal bir iş hayatı sürüyorum. Kimi zaman sıkılıyorum, alıp başımı gitsem diyorum.. Ama olmuyor. Sebep cesaretsizlik değil. Sebep geçmişin bağlayıcılığı. Sebep aile bağları. Ya ben çekip gittiğimde annem ne yapacak? ya babam? ya kardeşlerim? ya 6 yaşındaki dünya tatlısı yeğenim? Ya kadim dostum? Ya boğazda balık, rakı, roka :))?? Hepsi aklıma sıralanıveriyor. Ve bu şehir tüm gücüyle beni sarmış oluyor. Hani şarkıdaki gibi oluyor durum, İstanbul beni hapsetmiş. Ekonomik krizden başını kaldıramayan bu ülkede ben yarını belli olmayan iş hayatıma bir makina gibi devam ediyorum. Copy - paste (kopyala, yapıştır - MS office programlarında kullanılan komutlardan ikisi) günler diyorum bu günlere ben. Yaptığım işi seviyorum ama sevdiğim başka işlerde var. Ekonomi iki dudak arasında, iş hayatım iki dudak arasında sürekli gel gitleri oynuyor. Senelerce çalışıyorsunuz, emek veriyor kendi alanınızda uzmanlaşıyorsunuz. Sonuç? İş hayatında istediğiniz yerdemisiniz? Ya da kaç kişi istediği yerde istediği hayatı yaşıyor? Hep arkadaşlarıma "şu anda Discovery Channel’da sunuculuk yapıyor olabilirdim" diye mızmızlanıyorum. Gülümsüyorlar ben böyle dediğimde. Evime dönünce genelde belgesel yada aksiyon filmleri seyrediyorum. Bizim kanallardaki meşhur dizilerimiz tahmin edersinizki hoşlanmadığım için seyretmiyorum. Hatta seyredilebilecek türden haber programı da sadece tek kanalda bulabiliyorum. Teknolojiden sıyrılmak istiyorum çoğu zaman bu yüzden. Bütün bu keşmekeş içinde beni mutsuz sanmayın. Mutluyum ve pozitifim. En azından çevremdekilerde böyle olduğumu düşünüyor. Fakat daha çocukken başlayan bu yarış nereye kadar sürecek bilmiyorum. Ve bu yarışta yorulan bizler ne zaman dinlenebileceğiz sizce. Sevgi ve saygılarımla Gülin Güven |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Kişisel Gelişim |
| Kariyer |
| İnsan Kaynakları |
| İş'te Psikoloji |
| Çalışma Hukuku |
| Makale |
| Haber/Duyuru |
| Yazarlar |
| Mola |
| Pratik Bilgiler |
| Test Uygulamaları |
| Çözüm Ortakları |
| Site Haritası |
| AktifBülten |
| Kitap Tanıtımı |
| Arama |
Aylık e-g@zetemizi almak için aşağıdaki formu doldurunuz..