|
Sağlık sektöründe mobbing doktora tezi konusu oldu. Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanı olarak çalışan ve Yeditepe Üniversitesi’nde Okul Sağlığı ve Hastane Yönetimi dersleri veren Op. Dr. Fikret Aksoy, Anadolu yakasında ikisi devlet ikisi özel olmak üzere 4 hastaneden 412 doktor, hemşire ve yardımcı sağlık personeliyle görüşerek "Psikolojik Şiddetin (Mobbing) Sağlık Çalışanlarına Etkisi" konulu bir tez hazırladı.

Sağlık Bakanlığı Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanı olarak çalışan ve 2002’den bu yana da Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Okul Sağlığı ve Hastane Yönetimi Dersleri veren Op. Dr. Fikret Aksoy, "Psikolojik Şiddetin (Mobbing) Sağlık Çalışanlarına Etkisi" konulu bir doktora tezi hazırladı. Fikret Aksoy’un mobbing kavramıyla ilk karşılaşması 2001 yılına rastlıyor. Aksoy, o yıllarda çalıştığı hastanede ne olduğunu anlayamadığı bir takım olaylarla karşılaştığını söylüyor: "Çalıştığım yerde sürekli engellemelerle karşılaşıyordum. Çok çalışıyorsunuz, başarılı olmak için hedefleriniz var ama sürekli bir engelleme ile karşı karşıyasınız. Bu zaman zaman daha fazla iş olabildiği gibi zaman zaman da bazı toplantılardan bilgi sahibi olamama, kongrelere gönderilmeme, yayınlarınınız, projelerinizin engellenmesi şeklinde oluyordu.
Sonra zor adam damgası yiyorsunuz, bu da mobbing mağdurlarının genel adlandırılma şekli zaten. Ama daha sonra kendimin zor olmadığını fark ettim, çünkü üniversitedeki öğrencilerim, hastalarım, astlarım beni çok seviyordu ama üstümle problem yaşadım." Dr. Fikret Aksoy, çevresindeki pek çok arkadaşının da aynı durumdan şikayetçi olduğunu gördü. İsmini koyamadığı bu kavramla işletme master’ı yaptığı dönemde aldığı yönetim ve organizasyon derslerinden ve daha sonra konuyu detaylı inceleyerek öğrendi. Ve 2002 yılından bu yana da Yeditepe Üniversitesi’ndeki öğrencilerini hem de çevresindeki doktor arkadaşlarını da sürekli mobbing hakkında bilgilendirmeyi kendine görev edindi. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Sağlık Kurumları Yöneticiliği Anabilim Dalı’nda doktora yaparken tez konusu olarak da kendisine mobbing’i seçti. Aksoy, sağlık sektöründe mobbing’in çok fazla yaşanmasının nedenlerini hiyerarşik yapının katılığına ve kadın çalışanların sayısının çok olmasına bağlıyor.
Dr. Aksoy, yaptığı araştırmalardan sonra, biri çalıştığı hastane olan Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi olmak üzere iki kamu, iki de özel hastanede görev yapam 2.010 personelden kurayla belirlenen 412 doktor, hemşire ve sağlık personeliyle yüz yüze anket yaptı. Onlara bazı kişilerin önemli bilgileri elinde tutmaları ve paylaşmamalarının performanslarını nasıl etkilediği, cinsel tacize, hakarete, sataşmaya, iftira veya dedikoduya, sözlü tacize maruz kalıp kalmadıkları, seviyelerinin üstünde veya yeteneklerinin altında iş verilip verilmediği gibi 23 soru sordu.
Ankete göre 250 kadın, 162 erkek sağlık çalışanında mobbing davranışları yüzde 11.9’dan yüzde 60.1’e kadar değişik boyutlarda gözlemleniyor. Sözlü taciz yüzde 31.8, cinsel taciz yüzde 12.4 oranında görülüyor. İşin özel amaçlar için kullanılması durumundan erkekler daha fazla etkileniyor. Cinsel tacize maruz kalma 40 yaşın üstünde hiç görülmezken, boşanmış ve ayrı yaşayanlarda daha sık rastlanıyor. Sorumluluk verilmemesi ve işin dışında bırakılmak, işi özel amaçlar için kullanma baskısı, çok fazla çalıştığı için diğerleri tarafından tepki görme ve hakaretle sataşma kamu sektöründe özel sektörden daha fazla görülürken, özel hayatla ilgili söylentiler özel sektörde daha yaygın. Dr. Aksoy, kadın çalışanların daha fazla risk altında olduğunu söylüyor ve bunu da sağlık sektöründe kadınların sayısının fazla olmasına, nöbet, vardiya sistemine bağlıyor.
Sözlü tacize uğrayan oranı yüzde 31.8
Mobbing en fazla sözlü taciz şeklinde ortaya çıkıyor. Sözlü tacize yönelik cevaplar meslek gruplarına göre farklılık gösteriyor. Buna göre doktorların sözlü tacize uğrama oranı yüzde 41.5, ebe, hemşire, sağlık memuru ve laborantların yüzde 34.8, diğer sağlık çalışanlarının ise yüzde 10. Tüm çalışanların ortalaması alındığında sözlü tacize uğrayan sağlık personelin oranı yüzde 31.8.
Mobbing’e uğrayan pek çok kişi de ne olup ne bittiğinin farkına varamıyor. Aksoy, bir arkadaşının başına gelen olayı anlatıyor: "Bir arkadaşım şefiyle sorun yaşadığı, çalışmaları sürekli engellediği için işe gitmek istemiyordu. Mesai saati başlamasına rağmen arabasının içinde oturduğunu, bir türlü hastaneye girmek istemediğini anlattı bana. Yaşı genç olmasına rağmen hemen emekli olmayı düşünüyordu. Ona yaşadığı olayın mobbing olduğunu söyledim. Sağlık sektöründe onun gibi yüzlerce insan var ama ne yaşadıklarını bilmiyorlar." Mobbing’in yarattığı stres bir süre sonra fiziksel şikayetlerle de kendini gösteriyor. Dr. Aksoy, mobbing yaşadığı dönemde bağırsak problemleri, baş ağrıları çektiğini, eve sürekli yorgun gittiğini ve bir süre sonra eşiyle problemler yaşamaya başladığını anlatıyor: "İnsanın gerçekten psikolojisi bozuluyor. O dönemde gülmeyi unutmuştum ama farkında değildim." O tarihte henüz mobbing nedeniyle açılmış dava yoktu, zaten o aşamaya dayanamayacağı için hiç hukuki süreçlere başvurmadı, fakat eğitim verdiği üniversitede geleceğin yönetici adaylarını mobbing konusunda bilinçlendirmeyi de ihmal etmedi. Dr. Aksoy: "Vücuttaki yaraları kolay tedavi edebilirsiniz ama psikolojik travmaları çok kısa zamanda tedavi edemiyorsunuz; bunlar da çalışanların verimliliklerini, motivasyonlarını etkiliyor. Sağlık sektöründe bence daha önemli çünkü işimiz insanları sağlıklı hale getirmek ama öyle hale geliyorsunuz ki siz sağlıksız oluyorsunuz."
Psikolojik şiddetin boyutu
Araştırmaya katılanların yüzde 14.8’i haftalık ya da günlük olarak seviyesinin üstünde veya yeteneği dışında iş yaptığını yüzde 13.8’i bazı kişilerin önemli bilgileri elinde tutması ve paylaşmaması nedeniyle performansının etkilendiğini
yüzde 37.1’i seviyesinin üstünde veya yeteneği dışında iş yaptığını
yüzde 40.7’si hareketle sataşmaya maruz kaldığını
yüzde 12.4’ü cinsel tacize uğradığını
yüzde 30.4’ü iftira ya da dedikodu yapıldığını
yüzde 19.6’sı diğer çalışanlar ya da çalışma grupları tarafından aktivitelerden dışlandığını
yüzde 18.2’si fiziksel taciz ya da bu konuda gözdağı verildiğini
yüzde 22.1’i uygun olmayan şakalara maruz kaldıklarını
yüzde 29.1’i sorularına ve diyalog girişimlerine cevap olarak sessizlik ya da düşmanlık gördüğünü
yüzde 40.5’i görüşlerinin fikirlerinin ihmal edildiğini
yüzde 39.6’sı ise çalışmalarının ve eforunun değerinin düşürülmek istediğini belirtiyor.
Cinsiyete göre sonuçlar
"Bazı kişilerin önemli bilgileri elinde tutması ve paylaşmaması performansınızı etkiler mi" sorusuna hiç diyenlerin oranı erkeklerde yüzde 50 iken, kadınlarda yüzde 31.6; haftalık ya da günlük cevabı kadınlarda yüzde 19.6 iken, bu oran erkeklerde yüzde 4.9.
Diğer çalışanlar ya da çalışma grupları tarafından aktivitelerden dışlanma sorusuna ise "hiç dışlanmıyor" oranı erkeklerde yüzde 84 iken, kadınlarda yüzde 78, şimdi ya da bazen cevabı ise kadınlarda yüzde 19.6, erkeklerde yüzde 9.3
"Kişi hakkında iftira ve dedikodu" sorusuna hiç yapılmıyor diyenlerin oranı erkeklerde yüzde 72.8, kadınlarda yüzde 67.6; şimdi ya da bazen cevabı kadınlarda yüzde 29.6, erkeklerde yüzde 17.3.
Görüşlerin fikirlerin ihmal edilmesi sorusuna hiç ihmal edilmiyor diyenlerin oranı erkeklerde yüzde 73.5, kadınlarda yüzde 50.4; şimdi ya da bazen cevabı kadınlarda yüzde 43.6 iken bu oran erkeklerde yüzde 16.7.
Sektöre göre sonuçlar
Sorumluluk verilmesi ve işin dışında bırakılmaya yönelik cevaplarda, kamu sektöründe şimdi ya da bazen yüzde 24; haftalık ya da günlük yüzde 3.1, özel sektörde ise şimdi ya da bazen yüzde 8.1, haftalık ya da günlük yüzde 8.1.
Sektöre göre işi özel amaçları için kullanmaya ilişkin cevaplarda (örneğin asistanı ya da hemşireyi görevi olmadığı halde özel hastasına baktırmak; bankaya yollamak, çocuğunun ödevini yaptırmaka gibi işler) kamu sektöründe şimdi ya da bazen yüzde 20.3, haftalık ya da günlük yüzde 1.4 iken özel sektörde bu oranlar yüzde 4.8.
Hakaretle sataşma konusunda kamu sektöründe şimdi ya da bazen yüzde 30.6, haftalık ya da günlük yüzde 14 oranında, özel sektörde ise bu oran yüzde 9.7.
Fiziksel taciz ve ya da bu konuda gözdağı verilmesi sorusuna kamu sektöründe şimdi ya da bazen diyenlerin oranı yüzde 16.3; haftalık ya da günlük yüzde 24.3, özel sektörde ise bu cevaplar yüzde 4.8 ve yüzde 11.3.
Özel hayatla ilgili sürekli söylenti olma durumu cevap dağılımlarına bakıldığında özel sektörde şimdi ya da bazen yüzde 12.3; haftalık ya da günlük yüzde 7.7 oranındayken, bu oranlar kamu sektöründe yüzde 11.6 ve yüzde 25.8 olarak bulunuyor.
Ankete katılanların yüzde 60.7’si kadın, yüzde 39.3’ü erkek. Yaş dağılımlarına bakıldığında yüzde 59.7’si 19-39, yüzde 23.3’ü yüzde 30-39 ve yüzde 17’si 40’ın üzeri yaş grubundan. Katılımcıların yüzde 51’i bekar, yüzde 44.7’si evli ve yüzde 3.4’ünü boşanmış/ayrılmış, yüzde 1’i de dul. Meslek dağılımlarına bakıldığında yüzde 7’si uzman doktor, yüzde 26.9’u asistan doktor, yüzde 33.3’ü ebe-hemşire, yüzde 10.7’si tıpla bağlantılı meslekler, yüzde 22.1’i ise diğer (şef, acil tıp teknisyeni vb) oluşuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 17.2’si 1 yıldan az, yüzde 39.1’i 1-5 yıl, yüzde 15.8’i 6-10 yıl, yüzde 9.2’si 11-15 yıl, yüzde 10’u 16-20 yıl ve yüzde 8.7’si 20 yıldan fazla çalışma sürelerine sahipler.
Kaynak: Burcu Özçelik
Hürriyet İK
|