|
Gecenin karanlığında çölde hedef bulmak... Timsahların cirit attığı gölde filler üzerinde yol almak... Uluslararası kargo şirketi DHL Türkiye'nin yöneticileri vizyonlarını geliştirmek için yabanıl ortamlarda eğitime tabi tutuluyor...

Kargo şirketi DHL Türkiye'nin insan kaynakları yöneticisi Belgin Ertam, hayatında hiç görmediği büyüklükte bir filin üstünde; Zimbabwe'de tropikal bir ormana bu filin sırtında giriyor. 14 fil art arta yol almakta. Filler, gelişmekte olan ülkelerin üst düzey yöneticilerini taşıdıklarından habersizler elbette. Rehber eşliğinde iki saat süreyle maymunların cirit attığı, su aygırlarının güneşlendiği ormanda yol alıyorlar. Timsahların yüzdüğü bir gölden geçerken Ertam, çığlık atmamak için kendisini zor tutuyor. Yanı başından geçen zürafanın güzelliği aklını başından alıyor.
Genç kadın Zimbabwe'de bu ilginç deneyimi yaşarken, ondan kilometrelerce ötede, DHL Türkiye'nin Müşteri Hizmetleri ve İş Geliştirme Müdürü Erkin Murat Küçük, Nairobi'de küçük bir ciple balta girmemiş bir ormanda yol alıyor. Cipte dört kişiler. Kentten çok uzaklaşmışlar; yanlarından leoparlar, çitalar, aslanlar, gergedanlar ve maymunlar geçip gidiyor. Öte tarafta ise, Nairobi'nin gökdelenleri... Bir ara cipin üstünde bir kartal pike yapıyor, hepsinin yüreği hopluyor, Kenyalı şoför gülerek kartalın onların değil, bir maymunun peşinde olduğunu söylüyor. Korku atlatıldıktan sonra Küçük, "Güzel bir simülasyon ortamı. Cesaretli olmamız, inisiyatif almamız lazım, iyi bir yönetici belirsizlik ortamına hazırlıklı olmalı," diye düşünüyor.
Çölde korkulu üç saat
Ertam ve Küçük, bu serüvene parlak bir gelecek adına çıkmışlar. Bu bir gezi değil, fil sırtında kariyer planlaması aslında. Ertam ve Küçük, DHL'in 'gelecek vaad eden' yöneticilerinden. Uluslararası lojistik ve taşıma şirketi olan DHL, iki yıldan beri gelişmekte olan ülkeler kategorisine giren 145 ülkedeki üst ve orta düzey yöneticilerini ilginç bir eğitime tabi tutuyor. Business Academy adı verilen outdoor eğitim, zor doğa koşullarında, çölde ya da Afrika'nın balta girmemiş ormanlarında gerçekleşiyor. Eğitimin iki ayağı var: Ertam, ilk kez 2004 Aralık'ta Birleşik Arap Emirlikleri, 2005 Nisan'ında ise Zimbabwe'de beşer günlük eğitime katılmış; Küçük ise aynı dönemlerde Birleşik Arap Emirlikleri ve Kenya'ya gitmiş.
Ertam, hâlâ Dubai'de çölde yaşadığı ilginç deneyimi unutamamış. Heyecanla anlatıyor: "Yola çıkmadan önce bize Dubai'de bir otelde eğitim göreceğimiz söylenmişti, bu yüzden valizimde fazla spor kıyafet yoktu. Ama eğitimin ikinci gecesiydi, bize çöle gideceğimiz söylendi. Çölde hedef bulma programına katılacaktık. Gecenin karanlığında bizi çöle saldılar, göz gözü görmüyor. Dünyanın dört bir yanından 20 üst düzey yöneticiyiz. Bizi birkaç kişilik gruplara ayırdılar. Birden çöl ortamında sudan çıkmış balığa döndük. Elimize fener verdiler. Haritada işaretlenen noktalardaki hedefi bulacaktık. Her hedefe vardığımızda bir bilmece vardı, onu çözdükten sonra başka bir hedefe varıyorduk. Bizim takımda baştan dağılma oldu. Pusuladan anlayan birini lider yaptık, ama sonra o bizi dinlememeye başladı. Orada bariz çatışma yönetimi yaşadık. Kapkaranlık bir yer, yolunu göremiyorsun. Önüne hangi hayvan çıkacak bilmiyorsun. Dünya Türkiye'den ya da Avrupa'dan ibaret değil, böyle bir hayat da var, onu görüyorsun. O gece çölde korkmamayı öğrendim." Çölde üç saatlik yol bulmaca sonunda harita onları kaldıkları otelin havuzuna doğru götürmüş, "Gece yarısı içimizden birinin buz gibi havuza atlayıp gizlenen ganimeti bulması gerekiyordu, işte böyle kriz anlarında grup kendi içinden liderini çıkartıyor. Afrikalı bir yönetici hemen suya dalarak hedefe ulaştı."
Ertam, Business Academy'nin amacının ilerde DHL'i yönetecek kişilerin vizyonlarını farklı noktalara ulaştırmak ve vizyonlarını açmak olduğunu söylüyor. DHL'in farklı milletler, dinler ve dillerden yöneticilerinin buluşup, kaynaşmasını sağlayan bu programın iki eğitmeni bulunuyor. Eğitmenler, sürekli yöneticileri takip ediyor, zor doğa koşullarında nasıl mukavemet gösterdiklerini, ortaya çıkan krizlere nasıl çözümler bulduklarını not ediyorlar. Ertam, "Yöneticiler, aldıkları eğitim sayesinde hem kendi özel hayatlarına ilişkin bakış açılarını değiştiriyor, hem de işlerine bunu bir biçimde adapte ediyorlar. Böylece şirketin stratejileri ve geleceğine ilişkin önemli bakış açısı kazanıyorlar," diyor.
'Ben ekibimle yaparım'
Erkin Murat Küçük, bu eğitimler sayesinde kendisine boy aynasında bakma şansı yakaladığını, bir yönetici olarak eksik kalan yanlarını keşfettiğini söylüyor.
Küçük, eğitimin ilk durağı olan Dubai'de kaldıkları otele varır varmaz, ilginç bir merhaba partisi düzenlendiğini anlatıyor: "İlk önce bahçede ilginç bir aktivite yaptık. Birbirimizin adını, ülkesini, unvanını öğrenmeden... Plastik halı gibi bir şey vardı çimenler üzerinde. Çimenlere basmadan halıyı katlayarak üstüne çıkmaya çalışacaksınız. Çok kısa sürede ekip liderini yaratmak, ekip çözümünü bulmak zorunda. İnsanlar arasındaki mesafe yok oluyor. Omuz omuza, yan yana kalmak zorunda kaldık. Çabucak kaynaştık. Unvanlar yok oldu böylece." Küçük, Türklerin her zaman ortamı toparlayan kişiler olduğunu söylüyor. Bireysel olarak kendisini ön plana çıkartırken aslında başarının takımlarla geldiğini görmüş. Yaşadıkları ona egosunu törpülemesi gerektiğini öğretmiş. "Ben bilirimden çok, ben ekibimle yaparım," diyormuş artık. Eğitim sonrası iş yapma biçimini, mesela toplantı düzenlerini değiştirmiş.
Ertam ise o yorucu aktiviteler sırasında kilolu olduğuna karar verip, kısa sürede beş kilo vermiş, hâlâ incelmeye devam ediyor. Bu arada kendisine 10 yıllık bir kariyer planı hazırlamış. Asıl önemlisi, onca şey yaşamış yöneticiler olarak artık iş ortamının eğlenceli olmasına özen gösteriyorlarmış. Artık onlara göre aslolan hayat!
Kaynak: Şule Çizmeci
Radikal Gazetesi
|