|
Başarı birçok unsuru içinde barındıran karmaşık bir bütün. Öncelikli şartı ise kendini tanımak ve ne isteğini bilmekten geçiyor.
Başarılı insanlar aynı zamanda mutlu mudur? İş hayatında başarılı olmak, mutluluğu beraberinde getirir mi? Lee Sears ve Jerry Conner, Why Work is Weird? (İş neden tuhaftır?) adını taşıyan kitaplarında, başarı ile mutluluk arasında büyük bir boşluk olduğunu iddia ediyor. İngiltere’de şirket danışmanlığı yapan Sears ve Conner, kitaplarında, insanların başarılı olunca mutlu olacaklarını düşündüklerini ama evdeki hesabın çarşıya uymadığını söylüyor. İnsanların başarıya ulaşmak için mutluluklarından çok şey feda ettiğine dikkat çeken Sears ve Conner, insanların kendilerini neyin mutlu edeceğini bulmaları gerektiğini; gerçek başarıya ancak bu şekilde ulaşabileceklerini belirtiyor.
Bence de başarının ilk adımı, insanın kendisini heyecanlandıran işi seçebilmesidir. İnsan yalnızca gerçekten yapmak istediği, gönülden inandığı, kimsenin motivasyonuna ihtiyaç duymadan yol aldığı bir işte başarılı olabilir. Bu nedenle kendimizi iyi tanımalı ve hangi işin bizi tatmin edeceğini bilmeliyiz. Bugüne kadar röportaj yaptığım yerli yabancı onlarca CEO, genel müdür ve şirket danışmanının da özellikle üzerinde durduğu nokta bu: Gerçekten başarılı olmak istiyorsanız ne istediğinizi bilin ve hayatın sizi yönlendirmesine izin vermeyin; hayatınızı siz yönlendirin.
Bir Liste Yapın
Kariyer basamaklarını emin adımlarla çıkarak iş hayatında kendine sağlam bir yer edinen kişilerin bir diğer ortak özelliği de hayattaki hedeflerini listeye dökmeleridir. Bu listede genellikle paraya yer verilmez, daha çok yüksek lisansı şu tarihte bitirmek, sonra şu şirkette işe girmek, şu kadar sürede terfi etmek gibi hedefler yer alır. Çünkü para (her ne kadar böyle yanlış bir kanı olsa da) başarı ölçütü değildir. Para öyle ya da böyle kazanılabilir ama başarıya ulaşmak için farklı unsurları bir araya getirmek gerekir. Bu nedenle kişinin kendisini başarılı kılacak unsurları, güçlü ve zayıf yönlerini gözden geçirerek adım adım hedeflerine ulaşmak için çalışması gerekir. Nitekim para, şöhret, iktidar gibi hırs odaklı istekler zaman içerinde başarının önüne geçer ve insanı gerçek hedeflerinden uzaklaştırır. Bunları öne çıkaran insan egosudur. Bu nedenle başarı kazandıkça şişen egomuzu törpülemeyi bilmeli, kısacası şımarmamalıyız. Aksi takdirde başarı kazanıldığı hızla kaybedilebilir. Bu nedenledir ki dünya üzerinde örneklerini gördüğümüz birçok başarılı insan kendinden emin fakat mütevazı kimselerdir.
Örneğin 2007 yılının Ağustos ayına kadar, 13 yıldır dünyanın en zengin adamı unvanını kaybetmeyen Bill Gates, 3 çocuğuna 60 milyar Dolar’lık mirasından en fazla 10 milyon Dolar bırakacağını açıklamıştı. Çocuklarının büyük bir servetle hayata atılmasını doğru bulmadığını söyleyen Gates’in, onları amaçları, hedefleri olan insanlar olarak yetiştirmek istediği belli. Çünkü kendisi de biliyor ki gençlerin arkasında servet ne kadar büyükse amaçları da o kadar azalır. Bu yıl Bill Gates’ten dünyanın en zengin insanı unvanını alan Carlos Slim, “Dünyanın en zengin insanı olmak nasıl bir duygu?” diye sorulduğunda “Umrumda bile değil” demişti. Anlaşılıyor ki Slim için de önemli olan, dünyanın en zengin adamı olmak değil, yaptığı işte başarılı olmak.
Milyarlarca dolarlık servetiyle dünyanın en zenginleri listesinde yer alan IKEA’nın sahibi Ingvar Kamprad da paraya tamah etmeyenlerden. Kamprad hâlâ toplu taşımayı tercih ediyor. Çok gerekli olduğunda eski Volvo’sunu kullanıyor. Uçağa binmesi gerektiğinde ise ekonomi sınıfını tercih ediyor. Ingvar Kamprad, her şeyin en lüksünü satın alabilecek olmasına rağmen, para odaklı olmadığı için yaşam tarzını değiştirme ihtiyacı duymuyor. Peki, bu durum onu başarıdan uzaklaştırıyor mu? Tabii ki hayır.
Takım Oyuncusu Olmak Şart
Evet, başarılı kişiler para odaklı değildir ama her zaman sonuç odaklıdır. Bir projeye başladıklarında mutlaka sonlandırırlar. Eleştiriye açık insanlardır. Çalışkandırlar. İnisiyatif ve sorumluluk almayı severler. Değerlendirebilecekleri bir fırsat gördüklerinde risk almaktan çekinmezler. Vizyon sahibi, dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden kişilerdir. İşleriyle ilgili her şeyi çok iyi bilirler; yaptıkları işe hakimdirler. Her zaman yaptıkları işin hakkını verirler.
Başarılı insanların özelliklerinden bir diğeri de, insan odaklı olmalarıdır. Başarılarının çevrelerindeki kişilere bağlı olduğunu bilirler. Nitekim bir yönetici ancak çalışanları başarı kazanırsa zirveye çıkabilir. Bir çalışan da tek başına değil, takımının diğer üyeleriyle beraber başarıyı göğüsleyebilir. Bu nedenle takım oyuncusu olmak başarının yapı taşlarından biridir.
IQ Değil, EQ Önemli
Başarı kazanmada belirleyici rol oynayan unsurlardan bir diğeri ise EQ yani duygusal zekâdır. Sosyal hayatta bize IQ’dan çok EQ’muz yardımcı olabilir. Yüksek duygusal zekâya ulaşmanın ilk şartı ise bireyin kendini tanımasıdır. Kendisini iyi değerlendirebilen, güçlü ve zayıf yönlerinin farkında olan, hangi yönlerini geliştirmesi, hangilerini törpülemesi gerektiğini bilen kişiler elbette ki duygu ve düşüncelerini yönlendirme gücüne de sahip olur. Bu da kişilerarası ilişkileri iyi yönetme ve sosyal çevrede güçlü olmayı sağlar. Ayrıca kendisini iyi tanıyan kişi, başkalarını da anlayıp analiz edebilir. Kendisini onların yerine koyabilir, yani empati kurabilir. Duygusal zekâsı yüksek kişilerin, farkındalığı da yüksektir. Bu nedenle kriz anlarında, stresli ortamlarda kendilerini kontrol etmeyi bilirler. Profesyonel çatışmaları kişisel hale getirmezler; çözüm odaklıdırlar. Çatışma durumlarından hem kendilerinin hem de kurumlarının çıkarını koruyarak çıkmayı başarabilirler. Tabii bunda karşısındaki kişiyle empati kurmanın, onun duygularını ve kaygılarını iyi anlamanın rolü büyüktür. Ayrıca açık sözlü ve dürüst insanlardır. Karşılarındakiyle eşit ve açık iletişim kurmayı başarırlar. Bu da onların her zaman aranan, güvenilir insanlar olarak tanınmasını sağlar. Konunun bütününe hakim olurlar. Yani “büyük resmi görmek” onlar için kolaydır. Olayı tümüyle kavradıktan sonra harekete geçerler. Bu nedenle başarısız olma ihtimalleri çok düşüktür.
Başarının Formülü Yok
Başarı çeşitli unsurların bir araya gelmesiyle kazanılabilir. Ancak başarının tek bir formülü yoktur. Herkesin başarı kavramı ve dolayısıyla başarıya ulaşma yöntemi birbirinden çok farklıdır. Kişisel özellikler, yaşanmışlıklar, içinde bulunulan ortam başarıya ulaşma şekli, süresi ve süreci üzerinde belirleyici etki yapar. Fakat başarılı kişilerin hepsinin tek ve çok önemli bir ortak özelliği vardır; başarıya ulaşacaklarına inanmaları. Her şey böyle başlar…
Başarılı Çalışanı Elde Tutmanın Yolları
Başarılı çalışanları çekmek, tutmak, motive etmek için para ve unvan yeterli değildir. Onlar kendilerini gerçekleştirmek tutkusuna sahip, vizyonları geniş insanlardır. Bu nedenle çalıştıkları kurumda kendilerine değer verildiğini, fikirlerinin önemli olduğunu hissetmek isterler. Böyle olduğu zaman kendi başarılarını kurumun başarısıyla özdeşleştirir, kurumlarının başarısı için her türlü özveriyi gösterirler. Başarılarının görüldüğünü ve takdir edildiklerini bilmek, onlar için her türlü maddi ödülden daha değerlidir. Bu nedenle başarılı çalışanlara sahip olmak isteyen kurumlar, her zaman gelişime açık, çalışanlarını dinlemeye ve onların önerileriyle harekete geçmeye hazır, şeffaf yönetim anlayışıyla yönetilen yerler olmalı. Aksi takdirde başarılı çalışanlar mutluluğu başka kurumlarda aramaya başlar.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 16. Sayı / Oylum Çağan
|