Skip to content
Anasayfa arrow Makale arrow Sanal Topluluklarda Sosyal Sermaye
Sanal Topluluklarda Sosyal Sermaye Yazdır E-posta
Salı, 05 Şubat 2008


İçinde bulunduğumuz çağı belirleyen en ayırt edici özellik, iletişim teknolojilerinin hayatın her alanında yarattığı değişim ve etkilerdir Bu etki alanlarından bir tanesi de bireyler arası ilişkilerdir; iletişim teknolojileri, ilişkilerin biçimini değiştirmekte ve “sanal topluluklar” olarak ifade edilen yeni ilişki biçimlerini yaratmaktadır.

Sanal topluluklara ilişkin ortak bir tanım vermek oldukça zordur; genel olarak değerlendirildiğinde siber ortamdaki sosyal ağların sanal toplulukları ifade ettiği söylenebilir. Sanal topluluklar, net’te ortaya çıkan ve bireylerin bilgi paylaşmak için bir araya geldiği sosyal topluluklar olarak tanımlanmaktadır [1]. İnsanlar, ortak bir amaç, ortak politikalar ve enformasyon sistemleri, sanal toplulukları meydana getiren dört ana unsuru oluşturmaktadır [2]. Sınırları çizilmiş bir alanda, bireyler arasında nispeten sürekli ilişkilerin siber ortamda meydana gelmesi sanal toplulukları genel olarak tanımlamakta kullanılabilir.

Sanal topluluk, işletmeler açısından oldukça önemlidir. Özellikle elektronik ticaretin artması, sanal takımların işletmelerde önemli bir yere sahip olması veya uygulama topluluklarının yaygınlığı işletmelerde paydaşlar arasındaki ilişkileri siber ortama kaydırmış ve kaydırmaya devam etmektedir.

Sosyal sermaye, insanların bir araya gelmesine ve işbirliği yapmasına yardımcı olan, temelinde iyiniyetin olduğu bir sermaye olarak “Acaba sanal bir toplulukta yer alabilir mi?” sorusu tartışmalı bir çerçevede değerlendirilmektedir. Birbirlerini yakından tanımayan, aralarında samimiyetin olmadığı bir toplulukta sosyal sermaye gelişemez yorumunu yapanlar yanında tersi yorumları yapan araştırmacılarla da karşılaşılmaktadır.

Sosyal sermaye kavramının gelişmesine temel olan isimleri incelediğimizde şu bilgilerle karşılaşıyoruz: Bourdieu’ya göre sosyal sermaye, karşılıklı kazanma ve tanınmaya veya kalıcı ilişki ağlarına sahip olmaya bağlı olan mevcut ve potansiyel kaynakların toplamıdır. Putnam’a göre sosyal sermaye, güven, norm ve ağlardan oluşur; her biri ortak eylemleri arttırır, uzun dönemlidir ve uygun koşullar altında tekrar ortaya çıkar [3].Coleman ise sosyal sermayeyi, sosyal ilişkiler içinde yer alan sorumluluklar ve beklentiler, bilgi ve normlar olarak tanımlar [4]. Bu tanımlardan yola çıkarak sosyal sermayenin özünde yatan varsayımı sosyal ilişkilerden doğan ve bireylerin tek başına ulaşamayacağı başarıları elde etme olasılığı yaratan yararlı kaynaklar olarak ifade etmek mümkündür.

Sosyal sermayenin üç çeşit boyutu vardır: Yapısal, İlişkisel ve Bilişsel. Bu boyutları sosyal sermayenin önemli kaynakları olarak değerlendirmek mümkündür.

  • Yapısal Boyut: İnsanlar veya birimler arasındaki ilişki yapılarını ifade eder. Ağ yapıları, bağların niteliği, ilişki kalıpları bu boyutun inceleme alanı içindedir.
  • İlişkisel Boyut: Etkileşim yoluyla insanların birbirleri arasında geliştirilmiş oldukları kişisel ilişkiler çeşitlerini anlatır. Güven, norm ve değerler bu boyut altında ele alınmaktadır.
  • Bilişsel Boyut: Sosyal bir ağda yer alan insanların ortak bir yaklaşım veya anlayış geliştirip geliştirmediklerini inceler. Ortak dil, paylaşılan bir vizyon, hikayeler, ortak kimlik bu boyutun önemli elemanlarıdır [5].

Sanal topluluklarının sosyal sermayeye sahip olup olamayacağını bu boyutlar bağlamında incelemek mümkündür. Sanal topluluklarda kurulan ilişkiler, sadece bir alternatiftir; yeni ilişkilerin kurulmasını sağlar; bu bağlamda sanal topluluklar, yüz yüze etkileşimin ve samimiyetin olduğu yakın ilişkilerin yerini alıyor gibi bir ifade çok doğru olmayacaktır.Teknoloji odaklı iletişim araçlarının sosyal bağların oluşmasını kolaylaştırdığı yönünde hemfikir olmak mümkündür. Internet, teknolojik bakımdan gelişmiş bir dünyada yaşayan insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin temel bir katmanını oluşturan yüzlerce zayıf bağın genişlemesini ve yoğunlaşmasını sağlar [6]. Sanal topluluklar, ortak ilgi alanlarına sahip, farklı yerlerdeki kişileri biraraya getirmektedir. İletişim teknolojileriyle çok sayıda zayıf bağın kurulması söz konusudur [7, 8]. Sanal odalar, tartışma grupları, mesajlaşma sistemleri, geniş bir sanal ağa ulaşmayı mümkün kılar [9]. Bu sayede bir kişiden çok sayıda diğer kişilere, çok kısa bir zamanda, en az maliyetle bilgi akışını sağlamak mümkün olacaktır. Sanal topluluklarda sosyal sermayenin olamayacağını söyleyenlerin en büyük destek aldığı nokta, yüz yüze etkileşimin ve yakınlığın olmadığı ilişkilerden güçlü bağların doğamayacağıdır. Fakat son dönemdeki ampirik araştırmalar, sanal ilişkilerin bir süre sonra güçlü, yakın bağlara dönüşebileceğini göstermektedir [10]. Sanal bir briç kulübü üyeleri, bir süre sonra birbirlerini evlerinde ziyaret edebilir, yakın arkadaşlık ilişkileri geliştirebilirler. Ayrıca yakın ilişkileri olan bireylerin iletişim teknolojileriyle ilişkilerini devam ettirmeleri ve sosyal sermayelerini korumaları mümkündür.

Sosyal sermayenin oluşumunda norm ve değerlerin önemli bir yeri vardır. Sanal bir toplukta ilk başlarda üyeler arasında güven oluşturmak zordur, fakat norm ve değerlerin varlığı bir süre sonra güven oluşumunu desteleyebilmektedir. Duygusal güvenden ziyade profesyonellik, kabiliyet gibi değerlere dayalı olan bilişsel güven sanal ortamlarda kendini göstermektedir. Geçmiş deneyimler yerine mesleki geçmiş, referanslar ve ilişkiler bu güvenin oluşmasını sağlamaktadır [10].Her topluluğun normları, kuralları vardır; üyeler sürekli birbirlerini izleme olanağına sahiptir ve örneğin yüz-yüze buluşma olanağının olması, topluluktan dışlanma gibi durumlar, üyelerin bu kurallara uymalarını beraberinde getirmektedir.Ayrıca sanal ortamda bir diğerine yardım etme ve bilgi paylaşma hareketinin elektronik araçlarla rahatlıkla izlenebilmesi ve kayıt altına alınması bu normların sürdürülmesini kolaylaştırmaktadır [11]. Başarılı ve etkin bir sanal toplulukta, üyelerin paylaştığı ortak bir dil, ortak bir kimlik vardır. Bu unsurlar, bireylerin daha kolay çalışmalarını ve işbirliği yapmalarını sağlar [12].

Sonuç olarak, aynı ortamın paylaşıldığı, yüz yüze etkileşimin olduğu topluluklara kıyasla sanal topluluklarda sosyal sermaye geliştirmek biraz daha zaman alır; fakat sanal topluluklarda sosyal sermaye oluşamaz fikri çok gerçekçi gözükmemektedir. İletişim teknolojileri sayesinde bir araya gelen bireyler arasında güvene dayalı güçlü ilişkiler kurmak mümkündür; internet özellikle varolan bir ilişkinin sürdürülmesinde oldukça faydalı bir fonksiyona sahiptir. Bilgi paylaşmak, ortak bir amaca ulaşmak, ortak bir ilgi alanına sahip olmak, insanları ilişkilerinde dikkatli olmaya, mevcut kural ve normlara uymaya zorlar. Tüm bunlar ise sanal bir toplulukta sosyal sermayenin olabileceğinin göstergeleri olarak kabul edilebilir.

Kaynakça

[1] Rheingold, H. , “The Virtual Community. Homesteading on the Electronic Frontier”,
London: MIT Press., 2000.

[2] Preece, J. 2000. Online Communities. Designing Usability, Supporting Sociability.
Chichester, England: John Wiley & Sons., 2000.

[3] Siisiainen, M., “Two Concepts of Social Capital: Bourdieu vs. Putnam”, Paper Presented At ISTR Fourth International Conference “The Third Sector: For What and For Whom ?”, Trinity College, Dublin, Ireland, July 5-8, 2003.

[4] Coleman, J., “Social Capital in the Creation of Human Capital”, American Journal of Sociology, 1988. 94: 95-120.

[5] Nahapiet, J. & Ghoshal, S., “Social Capital, Intellectual Capital and The Organizational Advantage”, Academy of Management Review. 1998. 23 (2): 242-286.

[6] Castells, M., Enformasyon Çağı: Ekonomi, Toplum ve Kültür, Ağ Toplumunun Yükselişi, Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2005.
Blanchard, A. & Horan, T. , “Virtual Communities and Social Capital”, Social Science Computer Review. Fall 1998. 16 (3): 293-307.

[7] Wellman, B. & Salaff, J. Dimitrina Dimitrova, Laura Garton, Milena Gulia, Carolien Haythornthwaite, “Computer Networks as Social Networks: Collaborative Work, Teleworka and Virtual Community”, Annual Review of Sociology. 1996. 22: 213-238.

[8] Quan-Haase, A. & Wellman, B. “How Does Internet Affect Social Capital?”, http://www.chass.utoronto.ca/~wellman/publications/internetsocialcapital/Net_SC-09.PDF, 2002, (Erişim tarihi: 13.06.2006)

[9] Lin, N., Social Capital: A Theory of Social Structure and Action, Cambridge: Cambridge University Press, 2001.

[10] Blanchard, A. & Markus, M. , “The Experienced “Sense” Of A Virtual Community: Characteristics And Processes”. The DATA BASE For Advances İn Information
Systems.2004. 35(1): 65-79.

[11] M. McLure Wasko, S. Faraj, “It is What One Does”: Why People Participate and Help Others in Electronic Communities of Practice”, Journal of Strategic Information Systems. 2000. 9: 155-173.

[12] Bagozzi, R. & Dholakia, U., “Intentional Social Actions in Virtual Communities”, Journal of Interactive Marketing. 2002. 16:2: 2-22.

 

Araş.Gör. Aytül Ayşe Özdemir

 
< Önceki   Sonraki >

ÜYELİK SİSTEMİ





Kurumsal ve Kişisel Gelişim Adresiniz WWW.AKTIFGELISIM.COM