Skip to content
Anasayfa arrow Mola arrow Nereye Bakacağını Bilmek
Nereye Bakacağını Bilmek Yazdır E-posta
Pazar, 10 Şubat 2008

Ünlü bir işadamı karısını öldürmekle suçlanıyordu. Ama karısının cesedi yapılan tüm araştırmalara rağmen bulunamamıştı. Kısacası ceset ortada yoktu ve işadamı sanık sandalyesinde oturuyordu. Kucak dolusu parayla tuttuğu ünlü avukatı, jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu.

Konuştu, anlattı ve sonunda şöyle dedi: "Sayın jüri üyeleri, müvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum. Buna az sonra sizler de inanacaksınız. Neden mi? Bakın, şimdi ona kadar sayacağım ve müvekkilimin öldürdüğü iddia edilen karısı bu kapıdan içeri girecek. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10..."

Bütün jüri üyeleri başlarını kapıya doğru çevirdi. Herkes nefesini tutmuş büyük bir heyecanla kapıya bakıyordu. Kısa bir bekleyiş oldu ama kimse içeri girmedi. Bir savunma dahisi olan ünlü avukat, son olarak öldürücü hamlesini yapmak üzere söz aldı.

"Değerli jüri üyeleri! Bakın işte, siz de kadının öldüğüne inanmıyorsunuz. Çünkü hepiniz içeri girecek diye kapıya baktınız. Bu durumu göz önüne alıp kararınızı buna göre vermenizi talep ve rica ediyorum." Jüri toplandı ve kararını verdi. Karar, ünlü işadamının suçlu olduğu yönündeydi ve dava bu şekilde sonuçlandı. Bugüne kadar hiçbir dava kaybetmemiş olan avukat, büyük bir şaşkınlık içindeydi.

Mahkeme çıkışında avukat, jüri başkanının yanına yaklaştı ve ona merakla sordu; "10'a kadar saydığımda siz de diğer üyeler gibi kapıya baktığınız halde neden böyle bir karara imza attınız öğrenebilir miyim lütfen?" "Çok doğru" dedi jüri başkanı, "Ben de tüm jüri üyeleri ve diğer herkes gibi kapıya baktım, herkes ama herkes bakışlarını kapıya kilitlemişti. Sadece bir kişi kapıya bakmıyordu. O da müvekkilinizdi".

En iyi analizi yapan, herkes bir noktaya bakarken o noktaya yönelen bakışları izleyen ve değerlendiren kişidir. Eğer bazı olayların gerçek nedenlerini bulmak ve araştırmak istiyorsak nereye bakacağımızı iyi bilmemiz gerekiyor. Çoğu zaman görülen, görmemiz gereken ve bize gösterilen çok farklıdır. Hangisinin gerçek, hangisinin aldatmaca olduğunu ancak bakmasını bilen gözler fark edebilir.

Düşündüğünüz, görmek istediğiniz, gördüğünüzü sandığınız, karşınızdakinin görmek istediği, gördüğü, anlamak istediği, anlatmak istediği, anladığını sandığı ve anladığı arasında farklar vardır. Dolayısıyla kendimizi ve başkalarını anlayabilmek için nereye ve nasıl bakacağımızı bilmemiz gerekir.

Pembe Candener

Sabah Gazetesi/İşte İnsan Eki

 
< Önceki   Sonraki >

ÜYELİK SİSTEMİ





Kurumsal ve Kişisel Gelişim Adresiniz WWW.AKTIFGELISIM.COM